Academia.edu no longer supports Internet Explorer.
To browse Academia.edu and the wider internet faster and more securely, please take a few seconds to upgrade your browser.
…
10 pages
1 file
Öz Evrenin var olduu ilk günden beri kadın aile ve toplum arasında bir köprü görevi görmektedir. Toplumda kadına bakı açısı ve kadın algısı insandan insana farklılıklar göstermektedir. Bu algı normal bir insanda farklı iken bir sanatçıda daha farklıdır ya da bir müzisyenin bakı açısı ile bir ressamın bakı açıları çok farklıdır. Bu çalımada da bir müzik adamı olan Hacı Arif Bey'in kadına bakı açısı üzerine bir çalıma yapılmıtır. Çalımada, kadın teması olan eserlerin belirlenmesi, bu eserlerde hangi makam, usul ve formların kullanıldıının belirlenmesi, eserlerde kadına bakı açısının belirlenmesi amaçlanmıtır. Bu çalımada veri toplama yöntemi olarak kaynak taraması yapılmı, ulaılan güfteler günümüz Türkçesine çevrilmi ve elde edilen veriler % deerleri olarak hesaplanmıtır. Çalımanın alana katkı salayıcı, özgün ve konu üzerinde yeni çalımalara destek olacaı düünülmektedir. Abstract Womanserves as a bridgebetweenthefamilyandthecommunity since thefirstdaythatconsists of theuniverse. Viewpoint on womenandwomen' sperception of societyvariesfrompersontoperson. Thisperception is moredifferent an artist than a normal humanor a musician' sperspective isverydifferentthanperspectives of a painter. Inthisstudy, a studywasconducted ontheperspective of women of Hacı Arif Bey who is a music man. Inthisstudy is intentedtodeterminingthetheme of women' swork, used in determiningwhichuse of maqam, rhythmand form andworksaimedtodeterminethepoint of view of women. Inthisstudy is madeliteraturescreening as a method of datacollection, reachedstudiestranslatedthepresentTurkishandtheobtained data wascalculated as the% value. It is thoughtthatthestudywouldcontributetothefield, supportoriginalandnewstudiesaboutthisissue.
Güzel Sanatlarda Araştırma ve Değerlendirmeler, 2021
Hars Akademi, 2018
Osmanlı’nın son devrinde devleti çöküntüden kurtarmak için ortaya çıkan fikir hareketlerinden biri olan Türkçülük, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin de temel ilkelerinden olmuştur. Türk Derneği, Türk Ocağı gibi kurumlarla Türkiye’nin sosyal yaşantısında yer alan bu anlayış, zamanla olgunlaşarak gelişimini tamamlamıştır. Türkçülük, Hüseyinzade Ali Turan, Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp gibi aydınlarla gelişirken kadın kahramanlarını da yetiştirmiştir. Bunların başında Müfide Ferit Tek, Halide Nusret Zorlutuna ve Emine Işınsu sayılabilir. Türkiye’de Türkçülük, kadın hareketi olarak da yer bulmuştur. Bir kadın hareketi olarak Türkçülüğün gelişimi açısından Ayşe dergisi önemlidir. Sonrasında Töre dergisi adıyla 1970’li yıllarda önemli bir görevi yüklenecek olan dergi, aslında Ayşe ismiyle Ocak 1969’da yayına başlamıştır. Halide Nusret Zorlutuna’nın kurduğu, sahip ve neşriyat müdürlüğünü Emine Işınsu’nun yaptığı Ayşe, ülkücü bir kadın dergisidir. Dergi, Türkçü kadın yetiştirmeyi amaç edinmiştir. Yayın hayatını 28 sayı sürdüren Ayşe, 29. sayıyla Töre’ye dönüşmüştür. Ayşe dergisinde, Halide Nusret Zorlutuna, Emine Işınsu (Okçu), Arif Nihat Asya, Yaşar Faruk İnal, Ayhan İnal, Hikmet Tanyu, Fevzi Halıcı, Aclan Sayılgan gibi önemli imzalar yer almıştır. Dergi kadınlığa yönelik bir yayın çizgisi sürdürmüştür. “Milliyetçi Türk Kadınları Derneği”nin de dergide aktif bir rolü olmuştur. Bu çalışmada Ayşe dergisi değişik açılardan tanıtılacaktır. Derginin şekil özellikleri, faaliyetleri, yazar kadrosu ortaya konmaya çalışılacaktır. Ayrıca “Milliyetçi Türk Kadınları Derneği”nin faaliyetleri üzerinde durulacaktır. Turkism, which was one of the idea movements to disentangle Ottoman Empire from collapse at last era of Ottoman Empire, consist of fundamental principles of state of the republic of Turkey.This understanding, that plays a part in social life of Turkey with some foundations such as 1 Bu çalışma, 08-09 Mart 2018’de Giresun Üniversitesi’nde yapılan II. Ulusal Kadın Sempozyumu’nda sunulan bildirinin genişletilmiş halidir. Dr. Giresun Üniversitesi, Fen – Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. hatemturk@hotmail.com HARS AKADEMİ Uluslararası Hakemli Kültür-Sanat-Mimarlık Dergisi Yıl 1,Sayı 1 (Haziran 2018), ss. 39-56. 40 Türk Derneği, Türk Ocağı, has supplied organising of Turkey. Turkism has developed with some highbrows such as Hüseyinzade Ali Turan,Mehmet Emin Yurdakul,Ziya Gökalp and has raised women characters like Müfide Ferit Tek, Halide Nusret Zorlutuna and Emine Işınsu.Turkism have taken a place as a women's movement in Turkey. Ayşe magazine is important as a woman's movement in terms of improvement of Turkism. After that the magazine, that will undertake an important mission with the name of Töre magazine in 1970s, has started to broadcast by name Ayşe on February 1969.This is an idealistic magazine that Halide Nusret Zorlutuna has founded it and Emine Işınsu has administered its publications.The magazine has aimed raising women. It has sustained its broadcasting life during 28 issues and turned into Töre with the 29th issue. Halide Nusret Zorlutuna, Emine Işınsu (Okçu), Arif Nihat Asya, Yaşar Faruk İnal, Ayhan İnal, Hikmet Tanyu, Fevzi Halıcı, Aclan Sayılgan have taken place in the magazine. It has maintained a broadcast line towards women. Also, “Milliyetçi Türk Kadınları Derneği” has taken an active role in the magazine.In this study,Ayşe magazine will be described from various perspectives. The form properties, activities,writer staff of the magazine will be revealed. In addition, the activities of “Milliyetçi Türk Kadınları Derneği” will be laid emphasis on.
I. ULUSLARARASI ANİ-KARS SEMPOZYUMU, 2014
Ani ve bölgesinin İslâmî dönemi 646 yılından itibaren başlamış olsa da, asıl kalıcı hâkimiyet ve Müslümanların bu kaleye iskânı, Sultan Alp Arslan’ın, zamanının bu dünya gözdesi merkezini fethetmesiyle sağlandı. Fetih sonrası, önce Selçuklular adına ve müteakiben diğer Müslüman idarelerin hüküm sürdüğü Ani, zaman içinde önemli bir İslâm kültür merkezi durumuna gelmiş olduğu görülüyor. Bu merkezde yetişen ve Anevî nisbesiyle tanınan ilim erbabı arasında Kadı Burhaneddin b. Mes’ud da yerini aldı. Gençlik yıllarını Ani’de geçiren ve İslâmî ilimleri burada tahsil eden Kadı Burhaneddin, kırk yıllık bir zaman diliminde yazmış olduğu 28.000 beyitlik manzum “Enîsü’l-Kulûb” adlı eseriyle dikkat çekiyor. Tarihi bilgiler açısından olmasa da, bilhassa müellifin gözlemlerine yahut duyumlarına dayanan kısımlarıyla ehemmiyetli bulunan bu eser, XII. asır Anadolu’nun kültür tarihi açısından önem arz ediyor.
Isak Ferera is a person who lived in a period when Turkish society and literature were unsteady and wrote poems in frame of Servet-i Fünun. In case of considering literal and politic conditions after his term, Isak Ferera has been forgotten to a great extent, at least in popular literature and formal history of literature till recent history. His book named as „AĢina Sesler‟ is important as regard to reflecting the poem esthetics of Servet-i Fünûn and expressing the sound of a poet from minority society of Turkish esthetically. This work is important as regard to its preliminary also. In this preliminary, meanwhile Isak Ferera expresses his adventure of poesy apprehension of writing poem, he also reveals his esthetic criterion and at the same time indicates the influence of political events on the literal life. In this study it is aimed to evaluate biographically and poetically based on Preliminary of Isak Ferera‟s “AĢina Sesler”.
Özet Yoksul Derviş, 4000'e yakın beyitinin olduğu bilinen irticali kuvvetli, bağlama çalan bir halk aşığıdır. Deyişler, destanlar, ağıtlar, güzellemeler yanında aşk ve sevda şiirleri, bilim, eğitim, milli ve kültürel bayramlar, kadın, toplum, insan hakları vb. birçok konuda şiirleri vardır. Panel, sempozyum ve konferanslarda yer almıştır. Onlarca şiiri antoloji, ansiklopedi, dergi, gazete ve kitaplarda yayınlanmıştır. 150'den fazla şiiri Fransızca'ya çevrilmiş; âşıklar bayramı, şairler etkinliği ve şölenlerinde ödüller almıştır. Çok kültürlü bir topluluğun içinde, bir kadından ilham alarak felsefesini oluşturan; sevgi, hoşgörü ve barışçıl duygularla yetişen Yoksul Derviş'in kadın ve kadın hakları üzerine şiirleri ve görüşleri bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Araştırmada Yoksul Derviş'in kadın hakkındaki şiirleri incelenmiş ve konu ile ilgili görüşleri yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle alınarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda Yoksul Derviş'in kadın özelindeki şiirlerinin; kadın hakları, dini alanda ulu kadınlar, anne, eş, sevgili, bacı ve nine rolleriyle kadının çeşitli açılardan dile getirilmesi, bireye, aileye, dine, vatana hizmetlerinin hatırlatılması, değerinin bilinmesi ve haklarının korunmasına yönelik olduğu ortaya konulmuştur.,
Journal of History School, 2017
Kadın, toplumsal konumunun ikincilliği temelinde toplumsal projelerin nesnesi olagelmiştir. Bu bağlamda kadın bedeni bir iktidar mücadelesi alanı olarak tüm siyasi söylemlerin odağında yer almış, kimi zaman geri kalmışlığın, kimi zaman dini inancın, kimi zaman da modernleşmenin göstergesi olarak konumlandırılmıştır. Düşünsel temelleri daha eskiye dayanmakla birlikte Türkiye’de yeni muhafazakâr söylemin yükselişi ile şekillenen siyasi ve ekonomik ortamda yeni tesettürlü kadın profili inşa edilmiştir. Tesettürün bir modaya dönüşmesini de içine alan bu süreçte geleneksel örtünme biçimi modernize edilmiş ve kentli, eğitimli ve tesettürlü kadının çerçevesi çizilmiştir. Bu yeni tesettürlü kadının giyimine ya da beğenilerine rehberlik etmek amacıyla yayın hayatına başlayan Âlâ Dergisi ilk tesettür modası dergisi olması nedeniyle önemli bir yere sahiptir. Çalışma bağlamında belirlenen örneklem dâhilinde, bu dergideki tesettürlü kadın kodlarının eleştirel söylem çözümlemesi yapılmış ve hem tesettür ve moda çelişkiselliği hem de eril söylemin yeniden üretimi ortaya konmaya çalışılmıştır.
Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, 2012, sayı 199. s.161-172, 2012
Âşık edebiyatı, Azerbaycan halk edebiyatının ana unsurlarından biridir. Halkın özgürlük ruhunu, ince zevkini, kahramanlığını ve cesaretini il il dolaşarak yayan âşıkların yaşantıları sürgündeki Azerbaycan aydınlarının ilgi odağı olmuştur. Sovyetler döneminde, Türk dilli halkların söz sanatlarına karşı uygulanan baskılar, sürgündeki aydınların bu zengin mirasa ilgisini ve sahiplenme isteğini daha da artırdı. Yazılı edebiyatta Güney Azerbaycan’da Fars, Kuzey Azerbaycan’da Rus dili etkiliydi, fakat âşıklar sadece Azerbaycan Türkçesi ile sesleniyordu ve halkın büyük sevgisini kazanıyorlardı. Sovyet ideolojisinin yanlış siyasetine müdahale eden sürgün aydınlar, Azerbaycan aşık sanatını yaşadıkları ülkelerde tanıtmaya çalıştılar. Sürgün aydınlar Azerbaycan’ın usta sanatçıları Kurbani, Aşık Abbas Tufarkanlı, Sarı Aşık, Dede Kasım, Aşık Alesger ve Anadolu halk ozanları Yunus Emre, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal ve diğer halk ozanları üzerine çalışmalar yapmışlardır. Kadın âşıkların eserleri uzun yıllar dikkate alınmamış, pek çoğu yok olmuş veya yok olmaya yüz tutmuştur.
2023
Özet Fecr-i Âti dönemi Türk edebiyatı, kadın yazar ve şairlerin yoğun olarak edebiyat çalışmaları yürütmeye başladığı bir dönemdir. Saray ve hükümete yakın, üst rütbelerdeki erkek aydınların yanında ve etkisinde edebî ürünler ortaya koymaya çalışan modern Türk edebiyatının ilk dönem kadın yazar ve şairleri, bu dönem içerisinde gerek gizliden gerekse açıktan yayınsal faaliyetlerde bulunmuş, Fecr-i Âti gibi edebî toplulukların da etkisiyle imzalı imzasız birçok eser ortaya koymuşlardır. Mediha Güzin de Osmanlı Devleti’nin son yılları ile Cumhuriyet’in ilk yılları arasında önemli görevlerde bulunmuş olan Delilbaşı ve Danişmend soyadını taşıyan bir aileden gelmekle birlikte yine Fecr-i Âti döneminin önde gelen isimlerinden olan Tahsin Nahid, Ali Süha ve İsmail Hami Danişmend’e olan yakınlığıyla Fecr-i Âti dönemi matbuatında adı geçen kadın yazarlardan birisi olmuştur. İkinci Meşrutiyet’in özgürlükçü havası, kadın yazarlar için edebiyat sahasında çeşitli fırsatlar doğurmuştur. Kadınların yazar kadrosunda yer aldığı dergi ve mecmular o dönemin basın yayın hayatına damga vurmuş, Genç Kadın, Musavver Kadın, Kadınlık gibi kadınlara mahsus dergiler birçok kadın yazarı bünyesinde bulundurmuştur. Kadınlarla ilgili konuların çoğunlukta yer aldığı, ilk kadın dergilerinden birisi olan Kadın dergisi başta olmak üzere Kanad ve Tenkid dergilerinde mensur şiir ve şiir türünde yazılar kaleme almış olan Mediha Güzin, modern Türk edebiyatının ilk kadın yazar ve şairlerinden birisi olmuştur. Çalışmada Mediha Güzin’in hayatı ve edebî şahsiyeti üzerinde durularak, yazarın bahsi geçen Kadın, Kanad ve Tenkid dergilerindeki mensur şiirleri tespit edilerek incelenmiş ve elde edilen netice Yeni Türk Edebiyatı araştırmacılarının dikkatine sunulmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mediha Güzin, Fecr-i Âti, Mensur Şiir, Ali Süha Delilbaşı. Abstract Fecr-i Âti period Turkish literature is a period when female writers and poets started to carry out literary works intensively. The first period female writers and poets of modern Turkish literature, who tried to produce literary works alongside and under the influence of male intellectuals in high ranks who were close to the palace and the government, carried out publishing activities both secretly and openly during this period, and with the influence of literary communities such as Fecr-i Âti, they produced many signed and unsigned literary works. Mediha Güzin comes from a family bearing the surnames Delilbaşı and Danişmend, who held important positions between the last years of the Ottoman Empire and the first years of the Republic, and she became one of the female writers mentioned in the press of the Fecr-i Âti period with her closeness to Tahsin Nahid, Ali Süha, and İsmail Hami Danişmend, who were among the leading names of the Fecr-i Âti period. The libertarian atmosphere of the Second Constitutional Era created various opportunities for women writers in the field of literature. Magazines in which women were in management or in which women were the majority of the writers left their mark on the press life of that period, and magazines with only female writers such as Genç Kadın, Musavver Kadın, Kadınlık embodied many female writers. 910 Mediha Güzin, who wrote prose poetry and poetry genres in the Kadın magazine, which was one of the first women's magazines, and in Kanad and Tenkid magazines, where the majority of women's issues were covered, became one of the first female writers and poets of modern Turkish literature. In the study, with the emphasis on the life and literary personality of Mediha Güzin, the author's prose poems in the aforementioned Kadın, Kanad and Tenkid magazines were determined and examined, and the result obtained is intended to be presented to the attention of the New Turkish Literature researchers. Keywords: Mediha Güzin, Fecr-i Âti, Mensur Şiir, Ali Süha Delilbaşı.
Şehrengizs city books) in Divan literature written in verses, which emerged in 16 th century and became unpopular after 18 th century, generally tell beauties of a city and natural and historical beauties. Beauties mentioned in literary works of that kind are young men of artisan class with reputations in various arts and occupations of a given city. In Turkish literature, a total of 68 şehrengizs of such qualities have been tracked. One of them is Şehrengiz of İstanbul by Azîzî (died in 1585), a 16 th century poet. Yrd. Doç. Dr., Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. cetinkayaulku@gmail.com
ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI AHISKA TÜRKLERİ SEMPOZYUMU BİLDİRİLER, 2017
Kimlik, ‘ben kimim’ sorusunun yanıtı olarak bireylerin kendilerini nasıl tanımladıklarını ve bulundukları toplum içerisindeki konumlarını ortaya koyan çok yönlü bir kavramdır. Mevcut koşullar, bireylerin değer yargılarını etkileyerek kimliklerinin ve aidiyet algılarının biçimlenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle kimlik, bireysel olduğu kadar toplumsal; psikolojik olduğu kadar sosyal, kültürel ve aynı zamanda tarihi bir anlama sahiptir. Ömür boyu süren bir oluşum sürecinde kimlik, dönemsel ve dinamik bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada ilk olarak sosyolojik anlamda kimlik kavramının oluşumu, içeriği ve bu kavramdan yola çıkarak göç ve kimlik arasındaki ilişki ortaya konacak; ardından farklı demografik yapıdaki Ahıska Türklerinin bu bağlamda kendilerini nasıl tanımladıkları ele alınacaktır. Çalışmada Antalya’da yaşayan ve ankete katılan Ahıska Türklerine yöneltilen sorular çerçevesinde kendilerini tanımlarken kullanmayı tercih ettikleri ifadeler belirlenecektir. Çalışma, Ahıska Türklerinin Türkiye’ye göç sonrasında yaşadıkları kimlik dönüşümleri ve ileride yaşamak istedikleri ülke veya ülkeler arasında ilişki kurarak buna etki eden değişkenleri Ahıska Türklerinin demografik özellikleri çerçevesinde karşılaştırmalı olarak ele alacaktır.
Loading Preview
Sorry, preview is currently unavailable. You can download the paper by clicking the button above.
Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, 2022
10. ULUSLARARASI MUHASEBE VE FİNANS ARAŞTIRMALARI KONGRESİ TAM METİN BİLDİRİ KİTABI, 24
FAHREDDİN ER-RÂZÎ VE TEFSİR İLMİNDEKİ YERİ, 2023
KADINLARIN GAYRİ RESMİ BARIŞ SÜREÇLERİNDEKİ ROLÜNÜN KADIN HAKLARINA YÖNELİK ÇIKTILARI: GÜNEY AFRİKA ÖRNEĞİ, 2024
CASE STUDIES IN BUSINESS & SPORT SCIENCES, 2018
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kadın ve Aile Araştırmaları Dergisi, 2022
Türk Dünyası Araştırmaları, 2022
Manas Yayıncılık, 2018
Littera Turca - Prof. Dr. İ. Çetin Derdiyok Armağan Sayısı, 2021
DergiPark (Istanbul University), 2008
Orta Asya Coğrafyasında Türk Kadını, 2021
Göç Eden Kadınlar ve Kadın Yoksulluğu Üzerine Bir İnceleme: Isparta İli Örneği, 2021
turkishstudies.net