yalan
Görünüm
| Ayrıca bakınız: ýalan |
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Köken
[düzenle]Ad
[düzenle]yalan (belirtme hâli yalanı, çoğulu yalanlar)
- (etik) doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kaşkariko, kıtır, hilaf, şorolop
- Yalanı en güzel kullanmış olanlar eski Şarklılardır. - Ahmet Haşim
- yalancı kişi
- Yalansın bizim oğlan.
Çekimleme
[düzenle]Deyimler
[düzenle]beyaz yalan, kuyruklu yalan, pembe yalan, siyah yalan ne yalan söyleyeyim?, yalan ağlamak, yalan dolan
Türetilmiş kavramlar
[düzenle]yalanca, yalancı, yalancık, yalanken, yalanla, yalanlı, yalansa, yalansız
Çeviriler
[düzenle]doğru olmayan söz
|
yalancı insan — bakınız yalancı
Ön ad
[düzenle]yalan (karşılaştırma daha yalan, üstünlük en yalan)
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "yalan" maddesi
Atasözleri
[düzenle]- Ağlarsa anam ağlar, başkası yalan ağlar,
- Ana yılan, sözü yalan, karı çiçek, sözü gerçek,
- Arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara çıkar,
- Dünya tükenir, yalan tükenmez,
- Ramazanda yalan söyleyenin bayramda yüzü kara olsun,
- Ramazanda yalan söyleyenin yüzü bayramda kara olur,
- Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur
Azerice
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ya‧lan
Ad
[düzenle]yalan
Kırım Tatarcası
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]- Heceleme: ya‧lan
Ad
[düzenle]yalan