tutsak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Köken
[düzenle]- tutmak kelimesinden türetilmiştir.
Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]tutsak (belirtme hâli tutsağı, çoğulu tutsaklar)

- (askeriye)Savaşta ele geçen düşman; esir, esire.
- Bir şeye veya bir kimseye çok bağlı, kendisini bir şeyin etkisinden kurtaramayan kimse.
- Her insan kendi kuruluşuna uygun bir romantizmin tutsağı. — A. İlhan
Çekimleme
[düzenle]tutsak adının çekimi
Deyimler
[düzenle]Sözcük birliktelikleri
[düzenle]Ön ad
[düzenle]tutsak (karşılaştırma daha tutsak, üstünlük en tutsak)
- Gitmesine, serbestçe hareketine engel olunan
- "Hayatı anlamazsan tutsak olduğunu bile bilemezsin, hakkını arayamazsın." - Emine Işınsu
Eylem
[düzenle]tutsak
- tutmak (eylem) sözcüğünün dilek-şart kipi basit birinci çoğul şahıs olumlu çekimi
Çeviriler
[düzenle]Kaynakça
[düzenle]- Türk Dil Kurumuna göre "tutsak" maddesi
Çağatayca
[düzenle]Ad
[düzenle]- Esir, bendi
Kaynakça
[düzenle]- KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.