İçeriğe atla

kurmak

Vikisözlük sitesinden

Türkçe

[düzenle]

Eylem

[düzenle]

kurmak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi kurar)

  1. Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek.
    • Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk. - F. R. Atay
  2. hazırlamak
    • 2018: Ayfer Tunç, 2018 Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, sayfa 53 , Can Sanat Yayınları
      ""Her sabah uyanır uyanmaz babamı öldürmesi için tanrıya yalvarırdım," diye anlatmış abime, Kiel'de kurdukları rakı sofralarının birinde."
  3. yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek.
    • Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor. - H. Taner
  4. gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
    • Turşu kurmak.
  5. etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek
    • Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi? - O. S. Orhon
  6. yapmak, inşa etmek
    • 2025: Taner GÜLEN, 2025 Uğraklar, sayfa 57 , Sözcükler , 117. sayı,
      "Bir fikrin peşine düştüğünüzde, tensel bir deneye giriştiğinizde, bir anlatı kurmak istediğinizde, o fikrin, deneyin, yaratma hevesinin gereksindiği ritme bağlı olarak görünürleşen sınırlar bunlar."
  7. yapmak, oluşturmak
  8. (ticaret) ortaklık sağlamak
  9. belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
    • Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu. - T. Buğra
  10. bir araya getirmek, toplamak
    • Divan kurmak.
  11. düşünmek
    • Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum. - S. F. Abasıyanık
  12. aklına koymak
    • O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.
  13. zihinde büyütmek
    • Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu. - H. E. Adıvar
  14. sağlamak, oluşturmak
    • Dostluk kurmak. İlişki kurmak.
  15. (mecaz) Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek

Deyimler

[düzenle]

göğe merdiven kurmak, turşusunu kurmak

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Eski Türkçe

[düzenle]
Düzenleme yapıldıktan sonra bu not silinmelidir.

Eylem

[düzenle]
  1. kurmak
  2. germek
  3. toplamak
  4. himaye etmek