İçeriğe atla

kanal

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Kanal, kanál

Türkçe

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Fransızca

kanal (belirtme hâli kanalı, çoğulu kanallar)

Kanal (1)
Televizyon kanalı olarak TRT (2)
  1. (yollar, su) bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.
    • 1944: Ekmel İZDEM, 1944 Dünkü - Bugünkü Akhisar, sayfa 89 , Ülkü Basımevi
      "Akhisar kazası içinde bu bakımdan yapılan tek müsbet iş, mükelleflik ve imece suretiyle 1938 de Kuvalık'ta 3150 metrelik bir kanal açılması olmuştur. Şehrin Reşatbey semtinin yanı başında bulunan Kuvalık'ta biriken sular, böylece, Gürdük Çayı'na akıtılmış ve kasabaya en yakın bir anufeller yatağı ortadan kaldırılmıştır."
  2. (telefonculuk, televizyon) telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat
    • Bir kanaldan ötekine geçerken aldığı yüklü transfer bedelini nasıl ödeyecekti bu kadın? - İ. Aral
  3. tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti
  4. (anatomi) içinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol
  5. iki kıyı arasındaki dar ve derin deniz
    • Mozambik Kanalı
  6. (mecaz) Yol, aracılık
    • 2004: Ahmet BÜKE, 2004 İzmir Postası'nın Adamları, sayfa 32 , Kanat Yayınları
      "Dağıtım kanallarını kurmak için çok zahmet çektik."

Çekimleme

[düzenle]

Sözcük birliktelikleri

[düzenle]

atmık kanalı, boşaltma kanalı, hava kanalı, öd kanalı, reçine kanalı, tahliye kanalı, yarım daire kanalları

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

İsveççe

[düzenle]

kanal

  1. (ulaşım, telekomünikasyon, anatomi) kanal

Karakalpakça

[düzenle]

kanal

  1. (ulaşım, telekomünikasyon) kanal

Türkmence

[düzenle]

kanal

  1. kanal

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.