İçeriğe atla

dik

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: dîk, -dik

Heceleme

[düzenle]
  • Heceleme: dik

Türkçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

dik (karşılaştırma daha dik, üstünlük en dik)

Dik bir şekilde yükselen uçak (1)
Çocuğun dik saçları var. (2)
A ile B arasında bir dik çizgi var. (7)
  1. Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan.
  2. Yatık durmayan, sert olan.
    • Dik saç.
  3. (ses) Sert, kalın, tok ses.
    • 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, sayfa 52 , Dergâh Yayınları
      "Biraz ötede balıkçılar sandaldan sandala dik seslerle bağırarak kefal avlıyorlardı."
  4. Sert bakış.
  5. Ters, aksi söz.
  6. Kaba, yersiz davranış.
    • Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı. - H. E. Adıvar
  7. (matematik) Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
    • Dik açı. Dikdörtgen. Dik yamuk.

Deyimler

[düzenle]

dik dik bakmak

Türetilmiş Kavramlar

[düzenle]

dik açı, dik açıklık, dik âlâsı, dikbaşlı, dik biçme, dikdörtgen, dik duruşlu, dikgen, dikkafalı, dikkuyruk, dik rüzgâr, dik silindir, dik üçgen, dik yamuk, başı dik

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

dik

  1. sarp

Felemenkçe

[düzenle]

Ön ad

[düzenle]

dik

  1. kalın

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]
Eski Türkçe tik

Ön ad

[düzenle]

dik

  1. dik

Türkmence

[düzenle]

dik

  1. dik

Kaynakça

[düzenle]
  • Atacanov, Ata (1922). Türkmendolu Yir Sözlüğü.

Zazaca

[düzenle]

dik e (çoğulu diki)

  1. (sülüngiller, kuşlar) horoz