İçeriğe atla

ayak

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: aýak

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
IPA(anahtar): [ɑ.ˈjɑk]
Heceleme: a‧yak

ayak (belirtme hâli ayağı, çoğulu ayaklar)

Ayak (1)
Köprünün ayağı (2)
Kadın ayağına mavi bir etek giymiş. (3)
  1. (anatomi) Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
    • "Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını inadına ayaklarıyla ezdi." - Ömer Seyfettin
  2. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri.
    • 2014: Nalân KİRAZ, 2014 Gölgeli Konak, sayfalar 61-62 , Alakarga Sanat Yayınları
      "Yoksa şimdi üzerinden yıllar geçmişken, oturmuşken her şey, hatta senelerce evde yerinden oynatılmamış mobilyalar gibi, ayakları zeminin üzerinde iz yapmış da bilinmemiş ki."
  3. (anatomi) Vücudun belden aşağı bölümü; bacak.
    • Ayağına bir pantolon çekti.
  4. yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi.
    • Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız.
  5. basamak.
    • 2022:Ahmet Hamdi TANPINAR, 2022, 39. baskı, Huzur, sayfa 23 , Dergâh Yayınları
      "İki yandan beş ayak merdivenle kapısına çıkılıyordu."
    • 2025: Cevat Çapan, 2025 Sabahattin Eyuboğlu, sayfa 26 , Sözcükler , 118. sayı,
      "Yani çeviri bürosu Sabahattin Eyuboğlu'nun bir parçası olduğu Anadolu Rönesansı'nın en önemli ayaklarından biri."
  6. (ölçü birimleri) futun küpü alınarak hesaplanan değer.
  7. (müzik) mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
  8. (coğrafya) göl ayağı.
  9. (şiir sanatı) halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler .
  10. (şiir sanatı) Halk edebiyatında uyak
    • 2007. Osman Cemal KAYGILI, 2007 İstanbul'da Semai Kahveleri ve Meydan Şairleri, sayfa 49 , Merkez Kitapçılık
      "Çabuk, demiş, hiç durmadan şunu ayak yap (kafiye yap), bir mani söyle, yoksa denizde alırsın soluğu."
  11. (geometri) bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta
    • Dikme ayağını kırmıza tebeşirle çizdi.
  12. (spor) karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri
  13. (spor) altılı ganyanda yer alan her bir koşu
  14. (madencilik) kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri

Çekimleme

[düzenle]


Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

ayak almak, ayak atmak, ayak bağı, ayak basmak, ayak diremek, ayak döşeği, ayak elde, ayak giyeceği, ayak giyimi, ayak işi, ayak izi, ayak kolu, ayak oyunu, ayak satıcısı, ayak takımı, ayak uydurmak, ayak yapmak, ayak yolu, ayağını yorganına göre uzatmak, ayağının altına karpuz kabuğu olmak, ayağının bastığı yerde ot bitmemek, ayağının pabucunu başına giymek, ayağını kaydırmak, ayağını yorganına göre uzatmak, ayağı yanmış it gibi dolaşmak, ayağı yerden kesilmek, ayaklı kütüphane, ayakları birbirine dolaşmak, ayakları geri geri gitmek, ayaklar altına almak, ayaklar altında kalmak, bir ayak üstünde bin yalan söylemek birinci ayak

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Ek okumalar

[düzenle]

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe adaq (adaq)

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: a‧yak

ayak

  1. (anatomi) ayak

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Kırgızca

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: a‧yak

ayak

  1. (anatomi) ayak