0% ont trouvé ce document utile (0 vote)
7 vues4 pages

Belge

Bilmem

Transféré par

dru.tknr
Copyright
© © All Rights Reserved
Nous prenons très au sérieux les droits relatifs au contenu. Si vous pensez qu’il s’agit de votre contenu, signalez une atteinte au droit d’auteur ici.
Formats disponibles
Téléchargez aux formats PDF, TXT ou lisez en ligne sur Scribd
0% ont trouvé ce document utile (0 vote)
7 vues4 pages

Belge

Bilmem

Transféré par

dru.tknr
Copyright
© © All Rights Reserved
Nous prenons très au sérieux les droits relatifs au contenu. Si vous pensez qu’il s’agit de votre contenu, signalez une atteinte au droit d’auteur ici.
Formats disponibles
Téléchargez aux formats PDF, TXT ou lisez en ligne sur Scribd

Mimarlık Sorgulama Mesleğidir

Yazar , yazısında mimarlar için soru sorabilmenin önemi üzerinden mimarlık


eğitimine yeni adım atan mimarlık öğrencilerin ya da mimarlık öğrencisi adaylarının
belli başlı sorularına ve yanlış anlaşılabilecek unsurlara yol göstermeye çalışıyor.
Öncelikle mimarlıkta sorgulamanın öneminden bahsetmiş.Fakülteye yeni başlamış bir
mimarlık öğrencisi olarak sorgulama üzerine belli başlı fikirlerimi değiştirdi ve bana
yeni bir bakış açısı kazandırdı.

Mimarlıkta soruların cevaplar aramak üzerine değil yeni sorular üretmenin yolunu
aramak üzere sorulduğunu söylüyor.Tam olarak katılmamakla beraber üzerine
düşüneceğim ve yeri geldiğinde kendime soracağım bir konu.İnsanların
problemlerinin olduğunu ve bunları duruma en uygun şekilde çözmemiz gerektiğini
savunsam da yeni sorular üretmenin gerek kendi yolculuğumuz gerekse mimarlığın
genel yolculuğuna katkıda bulunacağına eminim.

Yazar mimarların keşifte bulunduğundan bahsediyor.Tanımlanmış ya da kendi


tanımladıkları sorunlara çözüm ürettiklerini ve merkeze hazzı , birliği ve hümanizmayı
koyduklarını söylüyor.Benim için çok yeni kavramlar .Bölümü seçerken yaşam alanları
tasarlamam ve bunu elimdeki imkanlar dahilinde en işlevsel ve mantıklı şekilde
yapmam gerektiğini düşünüyordum.Fakültedeki serüvenim kısa da olsa inceleme ve
analiz yeteneğimin birliği koruma adına büyük rol oynadığını ve hümanizmayı bir
şekilde desteklemesi gerektiğini öğrendim. Yazının ilerleyen kısımlarında sorun çözen
mimarların teknik çizimlerini , strüktürünü , üretim sürecini ve ekonomiyi seçerken
belli başlı değerleri tasarladığını düşünüyor . Ayrıca bu değerleri saymıyor ve araçları
amaç haline getiriyorsa bir takım somut şeyleri , emlak vergisini ve emsal değerini ön
planda bulabileceğimizi söylüyor.Bu bağlamda kendimi daha çok ikinci seçeneğe
daha çok somut şeylerin konuşulduğu kısma yakın görüyor ve mimarlığı tam olarak
anlayamadığımı ve bulunduğum konum ve ülkede ilk seçenekteki gibi bir mimarlık
yapıp yapamayacağımı merak ediyorum. Çevresel etkenleri atladığımda ruhsal ve
niteliksel olarak bunu yapmaya hazır olmadığımın farkına vardım.Eğitim sürecimde bu
konuyu göz önünde bulundurarak kendimi geliştirmeye çalışacağım.
Emsal değeri , benzer özelliklere sahip diğer gayrimenkullerin piyasa değerini
belirlemek için kullanılır. Hümanizma insancılık , insan merkezciliktir. Strüktür
herhangi bir objenin iç yapısal dokusudur.

Farketmezden Farkındayıma Geçmek

Yazar son zamanlarda popüler olan farketmeyen algının peşine düşüyor ve bu algının
mimarlık eğitim süreci için ciddi problemler teşkil ettiğini dile getiriyor.Farkındalığın ve
gelişmiş algının mimarlık eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu , farkındalığın
arttıkça alışılagelmiş kuralların ve düşünce biçimlerinin terk edildiğini öne sürüyor.
Önceki metinde ters düştüğüm ya da yeterli olmadığım noktalar olsa da bu metine
katılıyorum.Algımın yavaş yavaş geliştiğini bakarken görmeye başladığımı
hissediyorum.Farketmeyen algım tam olarak değişmiş değil ya da algım potansiyeline
yaklaşmış değil fakat bu durumun , sürecin farkındayım ve eğitimimde bunu
geliştirmeye yönelik bir algım , arayışım mevcut .

Yazar belli başlı metinlerden alıntı yaparak mimarlığın yaratmaya çalıştığı en önemli
deneyimin sükunet olduğundan ve mimarlığın eninde sonunda taşlaşmış sessizliğin
sanatı olduğundan bahsediyor. Bu kavramlar ve kullanışlar benim için oldukça yeni
olmakla beraber yavaş yavaş mimarlığın somut ve soyut olarak pek çok boyutunun
olduğunun farkına varmamı sağladı .

Pallasma , mimarlığın insanlık boyunca sükunetin peşinden koştuğunu söyleyerek


mimarlığın bir dizi retinal resim olarak deneyimlenemeyeceğini tamamen kaynaşmış
maddesel , hacimsel ve tinsel özüyle birlikte deneyimlenebileceğini öne sürer . Bu
alıntı yazarın savunduğu düşünce ile tıpatıp benzemekle birlikte Pallasma yoğun
mimarlık deneyiminden bahsetmiş. Kullanımını ilk defa duyduğum yoğun mimarlık
deneyiminin bireyler üzerindeki bir takım etkilerinden sözedilmiş . Varoluşumuzun
kendisine yönelterek temel yalnızlığımızı hatırlatması bu etkilerin en dikkat çekeni ve
bir bağlamda bu cümle farkındalık olgusunun kapısına çıkmakta . Önceki metinlerle
bağdaştırarak değerlendirdiğimde mimarlığın çeşitli sorunlar ,sorular üzerine
olduğunu öğrenmiştik . Bu metinle birleştirdiğim noktaya gelirsek soruların ve çözüm
yöntemlerinin özgünlüğünün farklı bakış açılarıyla değişkenlik göstererek mimarlık
pratiğinin dinamik doğasını anlamamıza yardımcı olduğunu öğrenmiştim . Bu soru
farklılığını algımız , farkındalığımız oluşturuyor diyerek çıkardığım sonuçtan bahsetmiş
olabilirim.

Sükunet ; sakinlik ,durgunluk ve huzur anlamında kullanılabilir. Retina göz küresinin iç


kısmının en arkasını kaplayan doku tabakasıdır . Olgu varlığı deneyle kanıtlanmış
olandır.

Düşünme Üzerine Düşünelim

Yazar , metine düşünme faliyetimizi gerçekleştirirken nasıl düşündüğümüzün


bilincinde olmamız gerektiğini savunarak başlıyor . Bu konuyla yazarın sonradan
örnek vererek açıkladığı ‘aynen’ kelimesi arasında ilk bakışta çok bir bağ kuramadım.
Yazar ‘aynen’ kelimesini insanların bir fikirle karşılaştıklarında ya da bir tartışmaya
katıldıklarında kullandıklarını ve bunu kullanırken konuya katkıda bulunmayarak ve
fikri beyin süzgecinden geçirmeden sadece katıldıklarını söylemelerinin durumu
tamamıyla geçiştirme olduğunu düşünüyor. Bu durumun içsel tartışmayı bloke eden
ve eleştriel düşünceyi zedelediğini düşündüğünü de ekliyor.Fakat ben bu
düşüncelere tam olarak katılmıyorum. Konu mimarlığa geldiğinde elbette ki eleştriel
düşüneler , bir konuyu tardışma durumu ve sorgulama algımızı geliştirmede ve yeni
bir yol çizmemizde büyük katkılarda bulunuyor .Ancak ‘aynen’ kelimesine spesfik
olarak bu kadar takılıp her şeyi bir şekilde tartışma , eleştirme işlemini doğru
bulmuyorum.

Yazar metinin ilerleyen kısımlarında kuşak farklarından bahsediyor . Genellikle


gördüğümüz yorumlar aksine üzerine düşünülmüş şeyler okuyabiliyoruz.Örneğin
burada karşı karşıya olduğumuz yazar yaşam döngüsünün hızlandığının , her türlü
erişilebilirliğin ve bilgi çeşitliliğinin arttığının ve bunun düşünme ve algılama
biçimimize etki ettiğinin farkında.İlk bakışta katılmasamda yazar , hem kendi hemde
bizim kuşağımızın eksik yönlerinin farkında .

Yazar bilinen kuşakları atlayarak Da Vinci’nin dönemine bir yolculuğa çıkıyor ve onun
düşünme biçiminden bahsediyor.Da Vinci’nin Curiosta , Connessione ve
Dimostrazione mimarlık alanında en çok işimize yarayacak yöntemler ve yıllar
öncesinden bir kişiliğin bu denli metodları kullandığını bilmek hayranlık uyandırıcı.

Curiosta , doymak bilmeyen merak anlamında kullanılıyor.


Dimostrazione , bilgiyi deneme yoluyla test etme ve hatalardan ders alma anlamında
kullanılıyor.

Connessione , olaylar ve nesneler arasında anlama , değerlendirme ve sistemli


düşünme becerisidir.

Vous aimerez peut-être aussi