Jump to content

almak

From Wiktionary, the free dictionary
See also: almák

Karaim

[edit]

Etymology

[edit]

From Proto-Turkic *al-.

Verb

[edit]

almak

  1. to take

References

[edit]
  • N. A. Baskakov, S.M. Šapšala, editor (1973), “almak”, in Karaimsko-Russko-Polʹskij Slovarʹ [Karaim-Russian-Polish Dictionary], Moscow: Moskva, →ISBN

Turkish

[edit]

Etymology

[edit]

From Ottoman Turkish آلمق, from Proto-Turkic *al- (to take).

Pronunciation

[edit]
  • IPA(key): /aɫˈmak/, [ɑɫˈmɑk]
  • Audio:(file)
  • Hyphenation: al‧mak

Verb

[edit]

almak (third-person singular simple present alır) (transitive)

  1. to take
    Antonym: vermek
  2. to buy
    Synonym: satın almak
    Antonym: satmak
  3. to get, to obtain, to receive
    Synonym: elde etmek
  4. to receive (a radio signal)
  5. to collect (from someone)
    Kapıcı, her ayın başında bizden aidatı alır.
    The doorman collects the monthly fee from us at the beginning of each month.
  6. to conquer
    Synonyms: fethetmek, zapt etmek
  7. to absorb, to have let in, to take on
    Odanın biraz ışık alması için jaluzileri açtım.
    I opened the shutters to let some light in the room.
    Tekne, kayaya çarpıp su almaya başladı.
    The boat hit a rock and began to take on water.
  8. to be exposed to
    Synonym: maruz kalmak
    Bitki, fazla güneş aldığından solmuş.
    The plant wilted because it was exposed to too much sunlight.
  9. to hire
    Yeni aldığım temizlikçiden çok memnunum.
    I am very satisfied with the new cleaner I hired.
  10. to carry, to bear (especially on one's back or shoulders)
    Synonyms: taşımak, yüklenmek
    Sokak satıcısı, sırtına mallarını almış, yoldan geçenlere seslenerek yürüyordu.
    The street vendor walked along, calling out to passersby, and carrying his wares on his back.
  11. to move
    Masayı hafif bu tarafa al ki sandalyeler sığabilsin.
    Move the table over slightly to make room for the chairs.
  12. to postpone or bring forward, to reschedule
    Kar tatilinden dolayı sınavı başka güne almışlar.
    They rescheduled the exam for another day due to the snow day.
  13. to transfer
    Synonym: nakletmek
    Çocuğu bozucu davranışlarından dolayı başka sınıfa almışlar.
    They transferred the child to a different class due to his disruptive behavior.
    Valiyi, hükümete karşı çıktığı için sınır kasabasına aldılar.
    The governor was transferred to a border town for opposing the government.
  14. to reduce, to bring down
    Synonyms: gidermek, azaltmak
    Alnına nemli bez koyalım ki ateşini alsın.
    Let's put a damp cloth on your forehead to bring down your fever.
    Bu çok şekerli, biraz süt ekle ki şekerini alsın.
    This is too sweet, add a little milk to cut down on the sweetness.
  15. to fill
    Synonym: kaplamak
    Bütün odayı onun parfüm kokusu almıştı.
    The scent of her perfume filled the entire room.
  16. to feel a sensation or emotion, often suddenly and for no apparent reason, to act based on it
    Synonym: kapılmak
    Son birkaç gündür onu nedense bir üzüntü aldı.
    For some reason, he has been sad for the last few days.
    (literally, “a sadness took him”)
  17. to have a capacity of a certain amount, to be able to contain
    Asansör en fazla altı kişi alır.
    The elevator can hold a maximum of six people.
  18. to include, to let into
    Synonym: dahil etmek
    Geç kaldığım için beni derse almadılar.
    They didn't let me into class because I was late.
  19. to have within one's field of view
    Kamera yalnız omzunu aldı, biraz yana kaysana?
    The camera can only see your shoulder, could you move to the side a bit?
  20. to remove, to take off
    Synonym: çıkarmak
    Cumhurbaşkanı onu kabinedeki görevinden aldı.
    The president removed him from his position in cabinet.
    O kadar güzelsin ki gözlerimi senden alamıyorum.
    You are so beautiful that I can't take my eyes off you.
  21. to surgically excise
    İyi ki tümörü büyümeden almışlar.
    Fortunately, they removed the tumor before it could grow.
  22. to cut off excess cloth
    Elbisen yere sürünüyor, terzinin o kısmı alması lazım.
    Your dress is dragging on the floor; the tailor needs to cut off that part.
  23. to put elsewhere, to put up, to clear
    Synonyms: kaldırmak, toplamak
    Boş tabaklarını alır mısın, tatlıya yer açmamız lazım.
    Could you clear the empty plates? We need room for dessert.
  24. to clean, to wipe
    Synonyms: temizlemek, silmek
    Rafın üstündeki tozları alabilir misin?
    Could you wipe the dust off the shelf?
  25. to depilate
    Kollarını mı alıyorsun?
    Do you shave your arms regularly?
  26. to measure, usually so as to copy elsewhere
    Size uyan sütyen bulmam için göğüs ölçülerinizi almam gerekiyor.
    I need to take your bust measurements to find a bra that fits you.
    Son olarak da nabzınızı almam lazım.
    To finish up, I need to take your pulse.
  27. to take (a certain amount of time)
    Bu iş en az iki saatimi alır.
    This job will take me at least two hours.
  28. to take (medicine)
  29. catch (a disease) (especially from another person)
    Synonym: (somewhat more common) kapmak
  30. to carry away, to sweep away, to blow away
    Kuvvetli bir rüzgar şemsiyeyi aldı.
    A strong wind blew the umbrella away.
  31. (transitive) (of a man) to marry a woman
    Beni alan yaşadı.
    Whoever ends up marrying me will be very lucky.
  32. (ditransitive) to take as a wife to usually one's son
    güzel kızlara "seni oğluma alayım mı?" diyen teyzeaunties that ask beautiful girls "would you like to be my daughter-in-law, hm, what do you say?"
  33. to have installed
    Eve modem aldık.
    We had a modem installed at our house.
  34. to take on (a form, a property, a characteristic)
    Sıvılar, içine konuldukları kabın şeklini alır.
    Liquids take on the shape of their containers.
    Son görüşmemizden beri çok kötü bir hâl almışsın, başına bir şey mi geldi?
    You look terrible since the last time we saw each other. Has something happened?
    (literally, “you have taken on a very bad state”)
  35. to take after, to pick up (a habit, a behavior)
    Synonym: edinmek
    Gözlerini babasından almış.
    She has her father's eyes.
    (literally, “got her eyes from”)
    Sen bu kötü alışkanlıkları kimden aldın?
    Who did you pick up these bad habits from?
  36. to take over
    Nöbeti benden sonra sen alacaksın.
    You will take over the shift after me.
  37. to sense
    Sen de kokuyu almıyor musun?
    Don't you get that smell that too?
  38. to win
    Synonym: kazanmak
    Maçı yeni gelen takım aldı.
    The newcomers won the match.
  39. (of God) to separate from the world through death, to bring to the afterlife

Conjugation

[edit]
Conjugation of almak
positive conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple alırım alırsın alır alırız alırsınız alırlar
inferential alırmışım alırmışsın alırmış alırmışız alırmışsınız alırlarmış
past alırdım alırdın alırdı alırdık alırdınız alırlardı
conditional alırsam alırsan alırsa alırsak alırsanız alırlarsa
continuous continuous simple alıyorum alıyorsun alıyor alıyoruz alıyorsunuz alıyorlar
inferential alıyormuşum alıyormuşsun alıyormuş alıyormuşuz alıyormuşsunuz alıyorlarmış
past alıyordum alıyordun alıyordu alıyorduk alıyordunuz alıyorlardı
conditional alıyorsam alıyorsan alıyorsa alıyorsak alıyorsanız alıyorlarsa
inferential inferential simple almışım almışsın almış almışız almışsınız almışlar
inferential almışmışım almışmışsın almışmış almışmışız almışmışsınız almışlarmış
past almıştım almıştın almıştı almıştık almıştınız almışlardı
conditional almışsam almışsan almışsa almışsak almışsanız almışlarsa
future future simple alacağım alacaksın alacak alacağız alacaksınız alacaklar
inferential alacakmışım alacakmışsın alacakmış alacakmışız alacakmışsınız alacaklarmış
past alacaktım alacaktın alacaktı alacaktık alacaktınız alacaklardı
conditional alacaksam alacaksan alacaksa alacaksak alacaksanız alacaklarsa
progressive progressive simple almaktayım almaktasın almakta almaktayız almaktasınız almaktalar
inferential almaktaymışım almaktaymışsın almaktaymış almaktaymışız almaktaymışsınız almaktalarmış
past almaktaydım almaktaydın almaktaydı almaktaydık almaktaydınız almaktalardı
conditional almaktaysam almaktaysan almaktaysa almaktaysak almaktaysanız almaktalarsa
necessitative necessitative simple almalıyım almalısın almalı almalıyız almalısınız almalılar
inferential almalıymışım almalıymışsın almalıymış almalıymışız almalıymışsınız almalılarmış
past almalıydım almalıydın almalıydı almalıydık almalıydınız almalılardı
conditional almalıysam almalıysan almalıysa almalıysak almalıysanız almalılarsa
past past simple aldım aldın aldı aldık aldınız aldılar
conditional aldıysam aldıysan aldıysa aldıysak aldıysanız aldılarsa
conditional conditional simple alsam alsan alsa alsak alsanız alsalar
inferential alsaymışım alsaymışsın alsaymış alsaymışız alsaymışsınız alsalarmış
past alsaydım alsaydın alsaydı alsaydık alsaydınız alsalardı
optative alayım alasın ala alalım alasınız alalar
imperative imperative regular al alsın alın alsınlar
formal alınız alınız
informal alsana alsanıza
infinitive almak
verbal noun alma
impersonal participle imperfective alan
perfective almış
prospective alacak
personal participle non-prospective aldığım aldığın aldığı aldığımız aldığınız aldıkları
prospective alacağım alacağın alacağı alacağımız alacağınız alacakları
temporal adverb temporal adverb simple alırken1
specific alınca
"and" alıp
"since" alalı
"until" alasıya
"as long as" aldıkça
modal adverb modal adverb simple alarak
reduplicated ala ala
"as if" alırcasına1
negative conjugation
negative conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple almam almazsın almaz almayız almazsınız almazlar
inferential almazmışım almazmışsın almazmış almazmışız almazmışsınız almazlarmış
past almazdım almazdın almazdı almazdık almazdınız almazlardı
conditional almazsam almazsan almazsa almazsak almazsanız almazlarsa
continuous continuous simple almıyorum almıyorsun almıyor almıyoruz almıyorsunuz almıyorlar
inferential almıyormuşum almıyormuşsun almıyormuş almıyormuşuz almıyormuşsunuz almıyorlarmış
past almıyordum almıyordun almıyordu almıyorduk almıyordunuz almıyorlardı
conditional almıyorsam almıyorsan almıyorsa almıyorsak almıyorsanız almıyorlarsa
inferential inferential simple almamışım almamışsın almamış almamışız almamışsınız almamışlar
inferential almamışmışım almamışmışsın almamışmış almamışmışız almamışmışsınız almamışlarmış
past almamıştım almamıştın almamıştı almamıştık almamıştınız almamışlardı
conditional almamışsam almamışsan almamışsa almamışsak almamışsanız almamışlarsa
future future simple almayacağım almayacaksın almayacak almayacağız almayacaksınız almayacaklar
inferential almayacakmışım almayacakmışsın almayacakmış almayacakmışız almayacakmışsınız almayacaklarmış
past almayacaktım almayacaktın almayacaktı almayacaktık almayacaktınız almayacaklardı
conditional almayacaksam almayacaksan almayacaksa almayacaksak almayacaksanız almayacaklarsa
progressive progressive simple almamaktayım almamaktasın almamakta almamaktayız almamaktasınız almamaktalar
inferential almamaktaymışım almamaktaymışsın almamaktaymış almamaktaymışız almamaktaymışsınız almamaktalarmış
past almamaktaydım almamaktaydın almamaktaydı almamaktaydık almamaktaydınız almamaktalardı
conditional almamaktaysam almamaktaysan almamaktaysa almamaktaysak almamaktaysanız almamaktalarsa
necessitative necessitative simple almamalıyım almamalısın almamalı almamalıyız almamalısınız almamalılar
inferential almamalıymışım almamalıymışsın almamalıymış almamalıymışız almamalıymışsınız almamalılarmış
past almamalıydım almamalıydın almamalıydı almamalıydık almamalıydınız almamalılardı
conditional almamalıysam almamalıysan almamalıysa almamalıysak almamalıysanız almamalılarsa
past past simple almadım almadın almadı almadık almadınız almadılar
conditional almadıysam almadıysan almadıysa almadıysak almadıysanız almadılarsa
conditional conditional simple almasam almasan almasa almasak almasanız almasalar
inferential almasaymışım almasaymışsın almasaymış almasaymışız almasaymışsınız almasalarmış
past almasaydım almasaydın almasaydı almasaydık almasaydınız almasalardı
optative almayayım almayasın almaya almayalım almayasınız almayalar
imperative imperative regular alma almasın almayın almasınlar
formal almayınız almayınız
informal almasana almasanıza
infinitive almamak
verbal noun almama
impersonal participle imperfective almayan
perfective almamış
prospective almayacak
personal participle non-prospective almadığım almadığın almadığı almadığımız almadığınız almadıkları
prospective almayacağım almayacağın almayacağı almayacağımız almayacağınız almayacakları
temporal adverb temporal adverb simple almazken1
specific almayınca
"and" almayıp
"since" almayalı
"until" almayasıya
"as long as" almadıkça
modal adverb modal adverb simple almayarak
reduplicated almaya almaya
"as if" almazcasına1
potential conjugation
potential conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple alabilırım alabilırsın alabilır alabilırız alabilırsınız alabilırlar
inferential alabilırmışım alabilırmışsın alabilırmış alabilırmışız alabilırmışsınız alabilırlarmış
past alabilırdım alabilırdın alabilırdı alabilırdık alabilırdınız alabilırlardı
conditional alabilırsam alabilırsan alabilırsa alabilırsak alabilırsanız alabilırlarsa
continuous continuous simple alabiliyorum alabiliyorsun alabiliyor alabiliyoruz alabiliyorsunuz alabiliyorlar
inferential alabiliyormuşum alabiliyormuşsun alabiliyormuş alabiliyormuşuz alabiliyormuşsunuz alabiliyorlarmış
past alabiliyordum alabiliyordun alabiliyordu alabiliyorduk alabiliyordunuz alabiliyorlardı
conditional alabiliyorsam alabiliyorsan alabiliyorsa alabiliyorsak alabiliyorsanız alabiliyorlarsa
inferential inferential simple alabilmişim alabilmişsin alabilmiş alabilmişiz alabilmişsiniz alabilmişler
inferential alabilmişmişim alabilmişmişsin alabilmişmiş alabilmişmişiz alabilmişmişsiniz alabilmişlermiş
past alabilmiştim alabilmiştin alabilmişti alabilmiştik alabilmiştiniz alabilmişlerdi
conditional alabilmişsem alabilmişsen alabilmişse alabilmişsek alabilmişseniz alabilmişlerse
future future simple alabileceğim alabileceksin alabilecek alabileceğiz alabileceksiniz alabilecekler
inferential alabilecekmişim alabilecekmişsin alabilecekmiş alabilecekmişiz alabilecekmişsiniz alabileceklermiş
past alabilecektim alabilecektin alabilecekti alabilecektik alabilecektiniz alabileceklerdi
conditional alabileceksem alabileceksen alabilecekse alabileceksek alabilecekseniz alabileceklerse
progressive progressive simple alabilmekteyim alabilmektesin alabilmekte alabilmekteyiz alabilmektesiniz alabilmekteler
inferential alabilmekteymişim alabilmekteymişsin alabilmekteymiş alabilmekteymişiz alabilmekteymişsiniz alabilmektelermiş
past alabilmekteydim alabilmekteydin alabilmekteydi alabilmekteydik alabilmekteydiniz alabilmektelerdi
conditional alabilmekteysem alabilmekteysen alabilmekteyse alabilmekteysek alabilmekteyseniz alabilmektelerse
necessitative necessitative simple alabilmeliyim alabilmelisin alabilmeli alabilmeliyiz alabilmelisiniz alabilmeliler
inferential alabilmeliymişim alabilmeliymişsin alabilmeliymiş alabilmeliymişiz alabilmeliymişsiniz alabilmelilermiş
past alabilmeliydim alabilmeliydin alabilmeliydi alabilmeliydik alabilmeliydiniz alabilmelilerdi
conditional alabilmeliysem alabilmeliysen alabilmeliyse alabilmeliysek alabilmeliyseniz alabilmelilerse
past past simple alabildim alabildin alabildi alabildik alabildiniz alabildiler
conditional alabildiysem alabildiysen alabildiyse alabildiysek alabildiyseniz alabildilerse
conditional conditional simple alabilsem alabilsen alabilse alabilsek alabilseniz alabilseler
past alabilseymişim alabilseymişsin alabilseymiş alabilseymişiz alabilseymişsiniz alabilselermiş
inferential alabilseydim alabilseydin alabilseydi alabilseydik alabilseydiniz alabilselerdi
optative alabileyim alabilesin alabile alabilelim alabilesiniz alabileler
imperative imperative regular alabil alabilsin alabilin alabilsinler
formal alabiliniz alabiliniz
informal alabilsene alabilsenize
infinitive alabilmek
verbal noun alabilme
impersonal participle imperfective alabilen
perfective alabilmiş
prospective alabilecek
personal participle non-prospective alabildiğim alabildiğin alabildiği alabildiğimiz alabildiğiniz alabildikleri
prospective alabileceğim alabileceğin alabileceği alabileceğimiz alabileceğiniz alabilecekleri
temporal adverb temporal adverb simple alabilırken1
specific alabilince
"and" alabilip
"since" alabileli
"until" alabilesiye
"as long as" alabildikçe
modal adverb modal adverb simple alabilerek
reduplicated alabile alabile
"as if" alabilırcasına1
impotential conjugation
impotential conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple alamam alamazsın alamaz alamayız alamazsınız alamazlar
inferential alamazmışım alamazmışsın alamazmış alamazmışız alamazmışsınız alamazlarmış
past alamazdım alamazdın alamazdı alamazdık alamazdınız alamazlardı
conditional alamazsam alamazsan alamazsa alamazsak alamazsanız alamazlarsa
continuous continuous simple alamıyorum alamıyorsun alamıyor alamıyoruz alamıyorsunuz alamıyorlar
inferential alamıyormuşum alamıyormuşsun alamıyormuş alamıyormuşuz alamıyormuşsunuz alamıyorlarmış
past alamıyordum alamıyordun alamıyordu alamıyorduk alamıyordunuz alamıyorlardı
conditional alamıyorsam alamıyorsan alamıyorsa alamıyorsak alamıyorsanız alamıyorlarsa
inferential inferential simple alamamışım alamamışsın alamamış alamamışız alamamışsınız alamamışlar
inferential alamamışmışım alamamışmışsın alamamışmış alamamışmışız alamamışmışsınız alamamışlarmış
past alamamıştım alamamıştın alamamıştı alamamıştık alamamıştınız alamamışlardı
conditional alamamışsam alamamışsan alamamışsa alamamışsak alamamışsanız alamamışlarsa
future future simple alamayacağım alamayacaksın alamayacak alamayacağız alamayacaksınız alamayacaklar
inferential alamayacakmışım alamayacakmışsın alamayacakmış alamayacakmışız alamayacakmışsınız alamayacaklarmış
past alamayacaktım alamayacaktın alamayacaktı alamayacaktık alamayacaktınız alamayacaklardı
conditional alamayacaksam alamayacaksan alamayacaksa alamayacaksak alamayacaksanız alamayacaklarsa
progressive progressive simple alamamaktayım alamamaktasın alamamakta alamamaktayız alamamaktasınız alamamaktalar
inferential alamamaktaymışım alamamaktaymışsın alamamaktaymış alamamaktaymışız alamamaktaymışsınız alamamaktalarmış
past alamamaktaydım alamamaktaydın alamamaktaydı alamamaktaydık alamamaktaydınız alamamaktalardı
conditional alamamaktaysam alamamaktaysan alamamaktaysa alamamaktaysak alamamaktaysanız alamamaktalarsa
necessitative necessitative simple alamamalıyım alamamalısın alamamalı alamamalıyız alamamalısınız alamamalılar
inferential alamamalıymışım alamamalıymışsın alamamalıymış alamamalıymışız alamamalıymışsınız alamamalılarmış
past alamamalıydım alamamalıydın alamamalıydı alamamalıydık alamamalıydınız alamamalılardı
conditional alamamalıysam alamamalıysan alamamalıysa alamamalıysak alamamalıysanız alamamalılarsa
past past simple alamadım alamadın alamadı alamadık alamadınız alamadılar
conditional alamadıysam alamadıysan alamadıysa alamadıysak alamadıysanız alamadılarsa
conditional conditional simple alamasam alamasan alamasa alamasak alamasanız alamasalar
inferential alamasaymışım alamasaymışsın alamasaymış alamasaymışız alamasaymışsınız alamasalarmış
past alamasaydım alamasaydın alamasaydı alamasaydık alamasaydınız alamasalardı
optative alamayayım alamayasın alamaya alamayalım alamayasınız alamayalar
imperative imperative regular alama alamasın alamayın alamasınlar
formal alamayınız alamayınız
informal alamasana alamasanıza
infinitive alamamak
verbal noun alamama
impersonal participle imperfective alamayan
perfective alamamış
prospective alamayacak
personal participle non-prospective alamadığım alamadığın alamadığı alamadığımız alamadığınız alamadıkları
prospective alamayacağım alamayacağın alamayacağı alamayacağımız alamayacağınız alamayacakları
temporal adverb temporal adverb simple alamazken1
specific alamayınca
"and" alamayıp
"since" alamayalı
"until" alamayasıya
"as long as" alamadıkça
modal adverb modal adverb simple alamayarak
reduplicated alamaya alamaya
"as if" alamazcasına1

1 The suffixes -ken and -cesine may be suffixed to the base form of any of the following tenses: aorist, continuous, inferential (even when it follows another suffix), and future.

Derived terms

[edit]

Further reading

[edit]

Turkmen

[edit]
Other scripts
Latin almak
Cyrillic алмак
Arabic آلمق

Etymology

[edit]

From Proto-Turkic *al- (to take).

Pronunciation

[edit]
  • IPA(key): /alˈmak/, [ɑ̝ɫˈmɑ̝q], [-ˈmɑ̝χ]
  • Hyphenation: al‧mak

Verb

[edit]

almak

  1. to take
    Antonym: bermek
  2. to buy
    Synonym: satyn almak
    Antonym: satmak
  3. (transitive) to depilate
  4. (transitive) (of a man) to marry a woman
  5. (ditransitive) to take as a wife to usually one's son

Conjugation

[edit]